"Forex" maskeli milyonluk vurgunun şifreleri çözüldü! Patron 1 yıllık eşini ve çocuğunu bırakıp kaçtı
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün geçtiğimiz aylarda Şişli'de "çağrı merkezi" görünümlü bir ofisten yönetilen 18 kişilik dolandırıcılık şebekesini çökerttiği soruşturmayla ilgili ayrıntılar ortaya çıktı.


3 Şubat 2026 tarihinde adrese düzenlenen operasyonda, polisin kapıyı çalması üzerine içerideki şüpheliler büyük bir panik yaşadı. Suç unsuru içeren laptop ve cep telefonlarını pencerelerden fırlatan şebeke üyelerinin bu girişimi, cihazların karşı binanın çatısına düşmesiyle sonuçlandı. Yapılan aramalarda çok sayıda "açık hat" (başkası adına kayıtlı SIM kart), çağrı merkezi ekipmanları, soğuk cüzdanlar ve vatandaşlara ait kişisel veri listeleri ele geçirildi.

Şüphelilerin Teams veya Skype gibi uygulamalar üzerinden mağdurların telefonlarına uzaktan bağlandıkları, mağdurların kendi adlarına olan kripto para platformlarındaki bakiyelerini, kontrolü kendilerinde olan farklı kripto cüzdanlara doğrudan transfer ettikleri ortaya çıktı.

Şebekenin çalışma yöntemi, mağdurları gerçek bir yatırım ortamında olduklarına inandıran ancak tamamen manuel müdahaleye açık sahte paneller üzerine kuruluydu. Şüphelilerin kullandığı yöntemler aşama aşama tespit edildi. ilk aşamada manipülasyon vardı. Buna göre; gerçek piyasa verileriyle bağı olmayan platformlarda; spread (makas) açılması, fiyat kayması ve kasten işlemlerin zarara uğratılması yöntemleri kullanıldı.

Yapay Kazanç İllüzyonu: Başlangıçta küçük miktarlarla güven kazanmak için mağdurlara sembolik karlar çektirilerek daha büyük yatırımlara teşvik edildiler.

Soruşturma kapsamında tespit edilen toplam maddi zarar 41 milyon lira olarak kayıtlara geçti.
Mağdurlar arasında en yüksek kaybı yaşayanlar arasında Sinop'lu müteahhit İsmail Gül vardı.
İlk aşamada güven kazanmak amacıyla 10 bin lira yarıtılması istenen Gül'e bir hafta içerisinde 8 bin lira kar ettirilmiş görüntüsü verilerek bu parayı da çekmesine izin verildi.

3 milyon lira dolandırılan Öpöz, sosyal medya üzerinden ulaştığı şebekenin yönlendirmesiyle 8 gün içinde 15 ayrı işlemle tüm birikimini sahte şirket hesaplarına gönderdi.

Şebeke üyelerinin, kimliklerini gizlemek için MicroSIP gibi internet tabanlı santral programlarında "Kenan Korkmaz", "Yasemin" ve "Ozan Aksoy" gibi kod adları kullandıkları belirlendi.
Elde edilen haksız kazancın izini kaybettirmek için ise paraların yurt dışı tabanlı kripto platformlarına ve tespiti imkansız soğuk cüzdanlara (Ledger) aktarıldığı deşifre edildi.

Operasyonda 11'i çağrı merkezi sorumlusu, 2 çağrı merkezi sorumlusu olmak üzere 17 şüpheli gözaltına alınırken, şebekenin lideri olduğu değerlendirilen Ersin Dinçsoy'un operasyondan sadece bir gün önce Sabiha Gökçen Havalimanı'ndan yurt dışına kaçtığı tespit edildi. Gözaltına alınan şüphelilerden bir kısmı hakkında tutuklama bir kısmı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandı.

Firar eden Ersin Dinçsoy'la 1 yıllık evli olan ve tüm sorumluluğu üstüne yaptığı 'Yasemin' kod Tuğçe Dinçsoy ifadesinde, "Ofisi 6 ay önce açtım. Eşim Ersin kiraladı. Ofisi altın ve döviz alım satım yatırım işi yapılıyor diye biliyodum. 3 aylık bebeğim var. Bebeğim olduğu için genelde evde olurum. Ofise en son operasyondan 1 hafta önce gelmiştim" dedi.

Ancak Tuğçe Dinçsoy'un yapılan incelemelerde mağdurların güvenini kazanmak ve verilerini ele geçirmek için "Expressanketten" adlı hayali bir anket firması maskesini kullandığı tespit edildi.
Telefonla vatandaşlara, "Bu dönemde bir yatırım yapacak olsaydınız borsa mı yoksa kripto parayı mı tercih ederdiniz?", "Hangi sektörde hizmet vermektesiniz ve ortalama geliriniz nedir?" şeklinde sorular sorduğu saptandı. Dinçsoy'un, şebekenin finans ve idari yönetimindeki yöneticisi olduğu tespit edildi.






YORUMLAR